“Falafel erkeklerin yaptığı bir yiyecektir, Ama bu girişimci için artık değil…”

49 yaşında, Inam kendisi için yeni bir hayata başlıyor - dördüncü kez yeniden.  2012 yılında dört çocuğuyla birlikte Şam'dan kaçtı, ilk önce bir yıl Mısır'da yaşadı, sonra bir yıl daha Dubai'ye yerleştikten sonar 2014'te İstanbul'a taşındı.

Hayatındaki tüm değişimler ve zorluklarlara rağmen, tek bir şey sabit kalıyordu: Yemek yapma tutkusu. Inam 30 yılı aşkın süredir yemek pişiriyor. Yemek, kimliğiyle iç içe geçmiştir - hayatındaki geçişlerle onun kültürünün içine yerleşmiştir. Dahası, yemek kültürünü, konuyla ilgili tecrübelerini ve kimliğine yansımalarını paylaşmak için çaba sarf etmektedir.

Suriyeli yemeklerin pişirilmesindeki engin tecrübesi, yiyecek paylaşımı yoluyla bir topluluk duygusunu beslemeye olan tutkusuyla birleşince, bir iş fikri ortaya attı.

“Neden Suriye yemeklerini yaşayabilmek için kulanmıyım? Benim ailemi maddi olarak desteklemek için deneyimlerimi kullanmak istiyorum,” dedi.

Inam, LIFE Projesi'nin bunu yapmak için donatıldığını söyledi.

LIFE projesini öğrenmeden önce, Inam, mutfağını yerel pazara sokmaya karar vermişti.

İnam deneyimini şöyle anlattı: ‘’ Suriye usulü Falafelei satmak için sadece beş günlüğüne pazarda iki metrekarelik bir masayla başladım. Herkes denemek için geldi; saniyeler için geri dönen müşteriler soruyorlardı: ‘İçinde ne var? Nasıl yaptın? diye.

Inam, çalışmalarındaki en büyük zorlukların cinsiyeti ve Türk pazarına aşina olmaması olarak belirtti. Suriye Falafeli genelde erkeklerin yaptığı bir yiyecektir ancak bunu kadın olarak yapıyorum - Türkiye'de Suriyeli bir kadın.”

 

İnam’ın bir tespiti var: Türkiye, dünyadaki en büyük mülteci ve göçmen grubunu misafir eden ülkedir. Suriye'den 4 milyona yakın mülteci’yi Kabul eden Türkiye, bunların yanında dünyanın her yerinden gelen onbinlerce sığınmacı ve mülteciye evsahipliği yapmaktadır. Suriyeliler Türk hükümetinin ve halkının cömertliğine müteşekkir ancak toplulukların hızlı akışı nedeniyle toplumda hala birçok ihtiyaç sahibi bulunmaktadır.

İşte bu yüzden LIFE Projesi, mülteci, göçmen ve ev sahibi topluluklardan gıda girişimcilerini desteklerini vurgulamaktadır. inam, Türkiye, Yemen, Irak, Ürdün ve başka yerlerdeki meslektaşların yanında destek alıyor. Özellikle, LIFE topluluğu içindeki yoldaşlık hissini takdir ettiğini söyledi. Destek ağıyla iş hedeflerine ulaşmak için kendine yığılmış zorluklara rağmen kendine güveniyor.

Inam, İstanbul'daki diğer birçok gıda girişimcisi gibi, Türk yemek masasına yeni şeyler getirmeye yönlendiriliyor. LIFE projesinin destekleyici eğitim yoluyla işini kurmaya teşvik ettiğini söyledi.

Şimdi kendi restoranın açmayı ya da catering şirketi kurmayı hayal ediyor “Küçük, samimi bir alanla başlamak istiyorum ... Zamanla büyüyüyecem ve çok büyük olacağim ‘’.

 

Yazan: Nikta Khani